Türkiye Ekonomisinde Dengelenme Süreci Hız Kazanıyor

05.08.2025 - Salı 23:16

2025 yılının ilk yarısında Türkiye ekonomisinde dengelenme süreci belirgin şekilde hızlandı. Geniş çaplı sektörlerde gözlenen olumlu gelişmeler, ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğine dair umutları artırıyor. Sanayi üretimi, tüketici talepleri ve yatırımlar açısından kaydedilen ilerlemeler, ekonominin genel sağlığına olumlu katkı sağlıyor.

Sanayi Üretiminde Genişleyen Perspektifler

2025’in ilk üç ayında sanayi üretim endeksi, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 7 oranında artış gösterdi. Bu yükselişte otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinin yanı sıra, ileri teknoloji gerektiren makine üretimindeki gelişmeler ön plana çıktı. Yerli üretimdeki bu artış, dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Tüketici Harcamalarının Dinamikleri

Tüketici harcamaları, yılın ilk yarısında canlanarak perakende sektörünü hareketlendirdi. Özellikle dayanıklı tüketim mallarına olan talep yükselirken, hizmet sektöründeki tüketim de büyüme trendini destekledi. Kredi faizlerindeki uygun seviyeler, tüketicilerin harcama eğilimini artıran bir diğer faktör oldu.

Piyasaların Stabilizasyonu

Finansal piyasalarda yaşanan dengelenme, yatırım ortamının iyileşmesine katkı sağladı. Merkez Bankası’nın para politikası uygulamaları, enflasyon beklentilerinin düşmesine yardımcı olurken, faiz oranlarında görülen denge piyasaların hareketliliğini artırdı. Döviz kurlarındaki görece stabil seyir, dış ticaret yapan şirketlerin planlama süreçlerinde öngörülebilirliği sağladı.

Altyapı Yatırımları ve Teknoloji Odaklı Gelişimler

Altyapı yatırımları, ekonomik büyümenin temel taşlarından biri olmaya devam ediyor. Yenilenebilir enerji projeleri, ulaşım ağlarının modernizasyonu ve dijital altyapı yatırımları hız kazandı. Bu alanlardaki gelişmeler, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynuyor.

İşgücü Piyasasında Pozitif Hareketlilik

İstihdam verileri, Türkiye ekonomisinde iyileşen bir tabloyu yansıtıyor. İşgücüne katılım oranındaki artış ve işsizlik oranlarındaki gerileme, ekonomik büyümeyle paralel gelişiyor. Bu durum, iç talebin canlı kalmasına ve ekonomik aktivitenin artmasına destek veriyor.