Ana Sayfa karma 27 Temmuz 2021

Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İpek Ilıcak Kayaalp’in liderliğinde hayat bulan ve 2015’ten bu yana düzenlenen “Sürdürülebilir Geleceği Tasarla” yarışmasının bu yılki kazananları belli oldu.

Rönesans Holding’in üniversite öğrencilerine sürdürülebilirlik kültürünü kazandırmak amacıyla 2015’ten bu yana düzenlediği “Sürdürülebilir Geleceği Tasarla” yarışmasının bu yılki kazananları belli oldu. “Trend Topic: Sürdürülebilirlik” webinarı kapsamında gerçekleşen törende 10 farklı kategoride proje ödüle layık görüldü. Webinar kapsamında alanında uzman kişiler ve sosyal girişimciler ufuk açan konuşmalar da yaptı.

Mühendislik, gayrimenkul, sağlık, enerji ve petrokimya alanındaki yatırımlarıyla 28 ülkede 75 bin kişiye istihdam sağlayan Rönesans Holding, gelecek nesillerin daha sağlıklı ve çevre dostu yapılarda yaşam sürmesi vizyonuyla bu yıl “Sürdürülebilir Geleceği Tasarla” yarışmasının 7’ncisini düzenledi. Geleceğin mimar, mühendis ve şehir planlamacısı adaylarının katılımıyla gerçekleşen yarışmanın bu seneki konsepti “Pandemi ile Değişen Yaşam Alanları” olarak belirlendi. Türkiye genelindeki 60’tan fazla üniversiteden 649 öğrencinin katıldığı yarışmada 10 kategoride ödül verildi.

Rönesans Holding, bugüne kadar sürdürülebilirlik kültürünü yaygınlaştırmak hedefiyle üniversitelerde düzenlediği seminerlerde 100 binden fazla gence ulaştı.

Yarışmanın finalinde gerçekleştirilen Trend Topic: Sürdürülebilirlik isimli webinara katılan her kişi adına ise TEMA Vakfı’na fidan bağışında bulunuldu.

Webinarda, Next Academy Kurucusu ve Akademisyen Levent Erden ve Konda Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır ilham veren sohbetleriyle geleceğin mimar, mühendis ve şehir planlamacısı adayları için ufuk açıcı konuşmalar yaptı. Türkiye toplumunun genel ortalamasının gelecek denildiğinde önümüzdeki 10 yılı, gençlerin ise sadece 3 yılı düşündüğünün altının çizildiği sohbette, çevre için yapılacak çalışmaların sonucunu 10 yılda görmenin mümkün olmadığı vurgulandı. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ile ortaya konan 2050 sera gazında sıfır salınım hedefi örneği verilerek planlamaların şimdiden önümüzdeki 30-50 yılı kapsaması gerektiği belirtildi. Ayrıca sürdürülebilirliğin hava, su, toprak ilişkisinden öte bir toplumsal esenlik konusu olduğu vurgulandı. Karbonun sadece basit bir ayak izi olmadığı ve herkesin karbon hassas bir yaşama geçme zorunluluğu bulunduğuna dikkat çekildi.

Konuşmanın sonunda Erden ve Ağırdır, genç arkadaşlara, sadece en iyi bildikleri şeylere takılı kalmak yerine farklılıklara açık olup onlarla işbirliği içinde olmalarını önerdi.

Koçan: “Gençler kendi yollarını kendileri çizecektir.”

Doğayla ve bulunduğu coğrafyayla uyumlu mimarisiyle farklılaşan Baksı Müzesi hakkında keyifli anlatımıyla izleyicileri bilgilendiren Prof. Dr. Hüsamettin Koçan ise gençlere sürdürülebilirlik kapsamında farklı bakış açıları sunarak “Baksı, her insanın buluşacağı bir kültür tepesidir. İnsanların farklılığına, biricikliğine hepimiz özen göstermeliyiz. Siz özgün bir şey üretirseniz ve bunda ısrarlı olursanız merkezde ve başarılı olabilirsiniz. Bir kültürün arkasında tarih, coğrafya ve çağ vardır. Biz Baksı’da gelenekleri yan yana getirdik, coğrafyanın verilerine dikkat çektik, çağın mimarine uyum sağladık. Kadının üretime katılması doğuda %12, batıda ise %50 civarında. %12 olan bu oranı artırmalıyız. O yüzden biz kadın ve çocukları her zaman öncelik olarak görüyoruz. Her sene atölyelerimizde çevre illerdeki çocukları toplayıp onlara burslar veriyoruz. Baksı bize insanın çok derin bir varlık olduğunu öğretti. İnsanlara kendisini temsil etme imkânı sunmamız gerekiyor. Gençler kendi yollarını kendileri çizecektir. Kadın ise hatırlayan, dayanıklı, sürdürülebilirliği olan ve yeniliğe açıktır, kadın gelecek umududur” dedi.

Koçan: “Sürdürülebilirlik genç bir çocukla dedenin el sıkışmasıdır”

Yaşam, sürdürülebilirlik bir canlılıktır, enerjidir diyerek sözlerine devam eden Koçan; “Geçmişten gelip geleceğe giden bir hikayemiz var bu nedenle geçmiş ve geleceği birbirine bağlamamız gerekiyor. Gelecek, sevgiyle üretilen bir şeydir. Yaşama sevinciniz varsa barışı, iletişimi, farklı insanların zenginliğini arıyorsunuz. Yaşama gelecek umuduyla bakılması gerektiğine inanıyorum. Sürdürülebilirlik bir üretimdir, olmayan bir şeyi sürdüremezsiniz. Geçmişi hatırlayacağız ve özleyeceğiz. Geleceğimiz için ise adanmışlık duygusuna, masumiyete, vicdana ve yaşama sevincine ihtiyacımız var. Kısaca sürdürülebilirlik genç bir çocukla dedenin el sıkışmasıdır” şeklinde sözlerini sonlandırdı.

Help Steps kurucusu Gözde Venedik, Tarla.io kurucusu Kerem Erikçi ve ZOOP Shared Mini-Mobility kurucusu Kerem Odabaşı’nın katılımıyla gerçekleşen panelde ise sosyal girişimcilik konusu ele alındı. Girişimlerin sürdürülebilir olması, sponsor desteği bulunması ve sürdürülebilir gelir modelinin oluşturulması konularına yönelik paylaşımlar yapıldı.

Birbirinden değerli jüri üyeleri yenilikçi fikirleri değerlendirirken zorlandı

Jüri, doğal kaynakların verimli kullanılması, çevreye saygılı ve sürdürülebilir olması ve sosyal girişimciliği öne çıkarması kriterlerine göre projeleri değerlendirdi. Jüri üyeleri, öğrencilerin yenilikçi bir sürdürülebilir bakış açısıyla oluşturduğu projeleri değerlendirirken zorlandıkları belirtildi. Yüzlerce öğrencinin, 350 proje ekibiyle yarışmaya katıldığına dikkat çekilirken, ön eleme sonucu 32 projenin finale kaldığı ve 10 projenin ödül almaya hak kazandığı açıklandı. Jürinin yaptığı değerlendirme sonucunda ödüle layık görülenler ise şöyle:

 

Kazananlar Listesi

Birincilik Ödülü

Nisa Nur Alpan, Şeyma Güneş, Zehra Ertürk, Emine Gizem Aslan, Yusuf Biricik

Necmettin Erbakan Üniversitesi

Proje ismi: SIKIŞIKLIK İÇİNDE FERAHLIK

Dairesel formlardan oluşan proje, doğal çevreyle uyumu, doğal kaynakların korunumu, sürdürülebilir uygulamalar ve ölçeği ile ön plana çıkmaktadır. Ekolojik malzemelerin kullanımı ve yeşille bütünleşik olarak tasarlanan bina cepheleri ve çatıları projenin olumlu özelliklerdir. Ayrıca pandemide açık alanların kullanımı için oluşturuan tasarım fikirleri de projenin seçilmesine katkı sağlamıştır.

 

İkincilik Ödülü

Hilal Sof, Ali Mert Mutlugöl, Hamit Bala

Kocaeli Üniversitesi

Proje ismi: MESAFE

Semt pazar alanlarının hem pandemi döneminde mesafeli kullanımı hem de ürünlerin tazeliğini koruyarak sürdürülebilir bir ekonomik yaklaşım oluşturması anlamında nitelikli bir projedir. Pazar sonlandıktan sonra oluşan bitki artıklarının değerlendirilmesi, doğal enerji kaynaklarının kullanımı ve açık havada sosyal alanların tasarlanması olumlu bulunmuştur.

 

Üçüncülük Ödülü

Elif Akbaş, Ece Tamer

İstanbul Teknik Üniversitesi

Proje ismi: ASKIDA BOSTAN

Gri suyun binalardan elde edilerek yeniden kullanıma sunulması konusunda kollektif bir yaklaşım geliştirmekte, bina kullanıcılarının bu ortak fikre katkı sağlamaları desteklemektedir. Gri suyun arıtılarak yeniden ekolojik sulamada değerlendirilmesi yönünde olumlu nitelikler sergilemektedir.

 

Mansiyon Ödülü

Büşra Tutal

Karabük Üniversitesi

Proje ismi: GREEN WATER/BLUE VORONOI

Proje, İznik Gölü kıyısında gölün etrafındaki doğal çevreyle uyumlu bir yapı sergilemektedir. Çevreye saygılı mimari ölçeği ile halkın göl kenarında sosyalleşebileceği açık ve yarı açık alanlar yaratmaktadır. Havuz suyunun biyolojik yöntemle elde edilme ve çevreye zarar vermeme stratejisi olumlu özelliklerindendir.

 

RGY Ödülü

Atakan Uzun, İrem Tezcan, Adem Güngör, Murat Can Yar

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Proje ismi: PALIMPSEST

Proje alanı olarak Haydarpaşa TMO Siloları’nın seçilmesi, Siloların korunarak dönüştürülmesi ve atık konteynerların kullanılması fikirleri ile mevcut doku kimliğinin sürdürülmesi olumlu bulunmuştur. Bununla beraber yaşam modülleri bloğunun, mevcut yapının dönüştürülmesi aynı zamanda Siloların düşey yapı kurgusuna benzer olması nedeni ile silüet içerisinde uyumlu bulunmuştur. Yaşam modüllerinin plan kurgusu; modüllerin birbirlerinden koparılması ile her birinin izolasyon evine dönüştürebilme esnekliğini sağlamış ve pandemi ilişkisini kuvvetlendirmiştir. Siloların iç mekân kurgusu ise mekan çeşitliliği ve esneklik sağlamaktadır. Sunum paftaları ve açıklama raporu, proje konseptini açıkça yansıtmaktadır.

 

Kentsel Gelişim ve Değerlendirme Ödülü

Gülin Yazıcıoğlu, Damlanur İlipınar

Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Proje ismi: KENT BİZİM, STAT BİZİM

Kentin eski bir yapısının dönüştürülerek yeniden kazanılması ve bunun sonucunda yapının ekonomik, insanların da sosyal anlamda bir araya gelebileceği sürdürülebilir bir tasarım ortaya konulmuştur. Yapı yeniden işlev kazanırken doğal kaynakların kullanımı ile ilgili üretilen stratejiler olumlu bulunmuştur.

 

Yenilikçi Fikir ve Detay Çözümü Ödülü

Furkan Kaplan, Muhammed Kır, Musab Oğuz, Mahmuthan Öksüz

Karabük Üniversitesi

Proje ismi: ÖZGÜR PRANGA

Proje, pandemi dönemi ve sonrası kullanım için dönüşebilen, rayların üzerinde konumlandırılmış hareketli mekanlar fikri üzerine kurgulanmıştır. Pandemi döneminde bireysel ve mesafeli alan çözümleri içeren birimlerin dış mekanla ilişkileri iyi düşünülmüştür. Pandemi sonrası bu ayrı birimlerin ortak kullanım ve sosyalleşme mekanlarına dönüşümü yenilikçi bir yaklaşım olarak görülmüştür.

 

İyi Uygulama Ödülü

Eda Nur Subaşı, Zeynep Gül Yanık, Tuğçe Gül Yanar, Ömer Kuşari

Bursa Uludağ Üniversitesi

Proje ismi: SINIRSIZ YAŞAM

Karmaşıklıktan uzak, sade, “az çoktur” ilkesi doğrultusunda, modüler bina ve arazi kullanımı projenin iyi uygulama olmasını desteklemektedir. Pandemide insanlar arasında açık alanlarda bırakılması gereken mesafe önemli oranda gerçekleştirilmiş, çocuk oyun alanlarında da bu özelliğe dikkat edilmiştir. Yenilenebilir enerji kaynakları ile kullanılacak enerjini üretimi projeye katkı sağlamaktadır.

 

Görsel Tasarım Ödülü

Emre Duran, Halit Akın, Özge Yılmaz, Yusuf Babaer, Rabiye Doğan

Necmettin Erbakan Üniversitesi

Proje ismi: GELENEKTEN GELECEĞE

İznik Gölü kıyısında tasarlanan projenin biçimsel özellikleri ve planlanan amaca uygun yerleşimi hem plan düzleminde hem de perspektiflerde görsel algı zenginliği yaratmaktadır. Mekanların kurgusal yapısı ve ölçeği olumlu özelliklerindendir.

 

Sosyal Sürdürülebilirlik Ödülü

Burcu Ördek, Hacer Et / Gaziantep Üniversitesi

Proje ismi: ALEGRIA

Proje, kadınların sosyal hayat içinde birer birey olarak varlıklarını sürdürebilecekleri ekonomik ve eğitsel yönden kendilerini geliştirebilecekleri bir kurguya dayanmaktadır. Bu anlamda kadın dayanışması ve birlikteliği göz önüne alındığında sosyal sürdürülebilirlik yönü ağır basmaktadır. Projenin Antep şehrinin sıcak-kuru iklimine uygun avlulu şekilde biçimlenişi, açık, yarı açık alanlarındaki geçirgen özellikleri de olumlu yanları arasındadır.

 

Benzer Haberler

İlginizi çekebilir