Ana Sayfa karma 9 Ekim 2019

Çocuğun Yurtdışına Çıkarılması veya Kaçırılması

Adana boşanma avukatı davalarında eşlerin uzlaşıya varamadıkları konuların en başında müşterek çocuğun velayeti gelmektedir. Hakim müşterek çocuğun velayetinin kime verilmesi gerektiğini takdir ederken; çocuğun yaşı, eğitimi, tarafların sosyal imkanları ve bunun gibi birçok hususu göz önüne alarak  karar verir. Uygulamada, velayet altına alınmış çocuğun yurtdışına çıkarılması hususunda taraflar arasında sorunlar yaşandığı görülmektedir. Bu konuda çocuğu yurtdışına çıkaran kişinin velayet hakkı olup olmadığına, seyahat amaçlı mı yoksa yurtdışına yerleşmek amacıyla mı çocuğu çıkarmak istediğine bakmak gerekir.

Çocuğu Yurtdışına Çıkarmak Durumunda İzin

Velayet hakkı kendisinde bulunan eşin velayet hakkını kullanmasının doğal sonucu olarak ortak çocuğu yurt dışına çıkarması boşandığı eşinin muvafakatına bağlı değildir. (Yargıtay 2. H.D. 2015/11374 E. 2015/12897 K. 17.06.2015 K.T.) Kural olarak velayet kendisinde bulunan taraf çocuğu yurtdışına çıkarmak istemesi durumunda diğer eşten izin almak zorunda değildir. Ancak bazı ülkelerin uygulaması farklı olabilmekte ve vize için diğer eşin rızasını arayabilmektedirler.

Velayet Kendisinde Olmayan Eş Velayet Hakkının Düzenlenmesini Talep Edebilir Mi?

Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. Adana aile avukatı Ancak velayet kendisinde olmayan eş, diğer eşin çocuğu kaçırmak niyetinde olduğunu yeterli delillerle ispat etmelidir. Aksi takdirde velayetin düzenlenmesi talebi reddedilir.

Velayet Sahibi Eşin Çocuğu Yurtdışına Kaçırması

Bu durumda velayet hakkına sahip olan eş velayet hakkını kötüye kullanmış olur. Zira diğer eşin çocuk ile kişisel ilişki kurması da mümkün olmayacaktır. Uluslararası hukukta bu gibi durumların önüne geçebilmek için, Türkiye’nin de taraf olduğu; “25 Ekim 1980 Tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Veçhelerine Dair Sözleşme” düzenlenmiştir.

Madde 3:
a)
Çocuğun, yer değiştirmesinden veya geri dönmemesinden hemen önce mutat ikametgâhının bulunduğu Devlet kanunu Tarafından, bir şahsa, müesseseye veya başka bir kuruma, tek başına veya müştereken verilen koruma hakkının ihlali şeklinde meydana geldiği taktirde; ve

b)Bu hak, yer değiştirme veya geri dönmeme anında tek başına veya müştereken fiili biçimde kullanılmakta veya bu olaylar meydana gelmese kullanılacak idi ise, Kanuna aykırı addedilir.

(a)da söz konusu edilen koruma hakkı, özellikle, kanuni bir yetkiden, adlî veya idarî bir karardan veya bu Devletin kanuna göre yürürlükte olan bir anlaşmadan doğabilir.

Madde 4
Sözleşme, koruma ve ziyaret haklarının ihlalinden hemen önce, mutat ikametgâhı Taraf Devletlerden birinde bulunan çocuklara uygulanır. Sözleşmenin uygulanması çocuk 16 yaşına geldiğinde sona erer.

Bu sözleşmenin uygulanabilmesi için taraf devletlerin başvuru mercii belirlemesi gerekmektedir. Türkiye için başvuru mercii; Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü; sözleşme tarafı diğer devletlerden çocuk iadesi talebi gelmesi halinde ise gönderici makam olarak Cumhuriyet Başsavcılıkları tespit edilmiştir.

Velayet ve velayet hakkının ihlaline yönelik detaylı bilgi almak için iletişime geçiniz. Adana avukat

Benzer Haberler

İlginizi çekebilir

alanya escort

antalya escort

bodrum escort

ankara escort